• 2 Nisan 2026, Perşembe 16:24

Psikolog İnce uyardı: Akran zorbalığına dikkat!

Günümüzde özellikle dijitalleşmenin etkisiyle akran zorbalığında artış yaşandığı gözlemleniyor. Uzmanlar, hem okul ortamında hem de sosyal medyada görülen zorbalık vakalarının çocuklar üzerindeki etkisinin giderek büyüdüğüne dikkat çekiyor.

Aydın’da Psikolog Hatice Özçelik İnce özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarda sıkça karşılaşılan akran zorbalığı tüm yönleriyle ele aldı. İnce, zorbalığın yalnızca bireysel bir sorun olmadığını; aile, okul ve sosyal çevreyi kapsayan çok boyutlu bir mesele olduğuna dikkat çekti.

“KASIT, SÜREKLİLİK VE GÜÇ DENGESİZLİĞİ”

Akran zorbalığının tanımını yapan İnce, bu davranışın belirli kriterler taşıması gerektiğini belirterek, “Akran zorbalığı bir ya da birden fazla çocuğun, güçsüz gördüğü akranına karşı kasıtlı, sistemli ve tekrarlayan saldırganca tutumlarıdır” dedi.

Zorbalığın temelinde üç önemli unsur olduğuna dikkat çeken İnce, “Zorbalık diyebilmemiz için davranışın kasıtlı olması, aynı kişiye karşı sürekli tekrar etmesi ve taraflar arasında bir güç dengesizliğinin bulunması gerekir” dedi.

“EN ÇOK İLKOKUL ÇAĞINDA GÖRÜLÜYOR”

Zorbalığın en sık hangi yaş grubunda görüldüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnce, özellikle küçük yaşlara işaret ederek, “Zorbalık genelde ilkokul ve ortaokul döneminde görülür ancak ilkokul çağında daha sık karşımıza çıkar” dedi.

Ortaokul öğrencilerinin bazı davranışları “normal” olarak değerlendirebildiğini belirten İnce, küçük yaş gruplarında ise aynı davranışların daha net şekilde zorbalık olarak algılandığını ifade etti.

Zorbalık yapan çocukların belirli davranış kalıpları sergilediğini söyleyen İnce, “Bu çocuklarda düşük empati düzeyi, güç ve hakimiyet arayışı, kurallara karşı direnç ve popülerlik çabası görülür” dedi.

Aile faktörlerinin belirleyici olduğunu vurgulayan İnce, “Çocuk ailede ne görüyorsa onu yansıtır. Sevgi ve şefkati yeterince görmeyen çocuk bunu karşısına aktaramaz” diye konuştu.

“ZORBALIK İKİ FARKLI TÜRDE İNCELENİR”

Zorbalığın iki temel başlık altında değerlendirildiğini belirten İnce, proaktif zorbalığın daha planlı ve bilinçli şekilde ortaya çıktığını ifade ederek, “Proaktif zorbalıkta çocuk, karşısındaki kişiyi incitmeyi önceden planlar. Duyguları anlayabilir ancak hissedemez” dedi.

Tepkisel zorbalıkta ise daha çok ani duygu değişimleri ve dürtüsel davranışların öne çıktığını dile getiren İnce, “Tepkisel zorbalıkta ani öfke patlamaları görülür. Zorbalığa maruz kalan bazı çocuklar zamanla zorbalık uygulayan bireylere dönüşebilir” ifadelerini kullandı.

MAĞDUR ÇOCUKLAR NASIL DEĞİŞİYOR?

Zorbalığa uğrayan çocukların davranışlarında belirgin değişimler yaşandığını belirten İnce,

“Bu çocuklar zamanla içine kapanır, çekingenleşir ve sosyal ortamlardan uzaklaşır” ifadelerini kullandı.

Aile desteğinin kritik olduğunu vurgulayan İnce, “Evde şefkatli bir yaklaşım görmeyen çocuklar yaşadıklarını paylaşmakta zorlanır” dedi.

“SANAL ZORBALIK GİDEREK YAYGINLAŞIYOR”

Günümüzde dijitalleşmenin zorbalık türlerini de değiştirdiğini söyleyen İnce, sanal zorbalığa dikkat çekerek, “İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte çocuklar sahte hesaplar açarak, başkaları adına içerik üretip alay edebiliyor” dedi.

Sanal zorbalığın daha tehlikeli olabileceğini belirten İnce, “Bu türde zorba ve mağdur çoğu zaman anonimdir, bu da süreci daha karmaşık hale getirir” ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM: OKUL-AİLE İŞ BİRLİĞİ

Akran zorbalığının önlenmesi için tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan İnce, çözüm önerilerinde bulunarak, “Okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler ve veliler iş birliği içinde olmalı.” dedi.

Zorbalık yapan çocuğun dışlanmaması gerektiğinin altını çizen İnce, yaklaşımın doğru kurulmasının önemine dikkat çekerek “Kınanması gereken çocuk değil, davranıştır. Amaç çocuğu değil, davranışı düzeltmek olmalıdır” dedi. (İREM AKCAN)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.