Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu “Denge Noktası” programında bu hafta Eski Aydın Belediye Başkanı Hüseyin Aksu ile Hukukçu-Sosyolog Dr. Zekai Savaşlar konuk oldu. tvDEN ekranlarında yayınlanan programda CHP’deki “mutlak butlan” tartışması, Özgür Özel’in siyasi geleceği, Türk siyasetindeki güven sorunu, belediyecilik anlayışı ve Kurban Bayramı öncesi toplumsal mesajlar detaylarıyla ele alındı.
tvDEN ekranlarında yayınlanan “Denge Noktası” programı, iki haftalık aranın ardından yeniden izleyiciyle buluştu. Gazeteci Emin Aydın’ın sunduğu programda Hukukçu-Sosyolog Dr. Zekai Savaşlar ve Eski Aydın Belediye Başkanı Hüseyin Aksu, Türkiye gündemindeki sıcak gelişmeleri değerlendirdi. Programın açılışında gündemin yoğunluğuna dikkat çekilirken, Hüseyin Aksu, mevcut gündemi “sorun çözen değil, milleti meşgul eden bir gündem” olarak nitelendirdi. Aksu, Türkiye’nin kavga ve siyasi çekişmeler yerine çözüm odaklı bir gündeme ihtiyacı olduğunu söyledi.
Mutlak butlan tartışması masaya yatırıldı
Programın ana gündem başlıklarından biri, CHP’de yaşanan kurultay ve “mutlak butlan” tartışması oldu. Emin Aydın’ın sorularını yanıtlayan Dr. Zekai Savaşlar, konunun hem hukuki hem de sosyolojik yönü bulunduğunu belirtti. Savaşlar, tartışmanın temelinde seçimle gelen ve Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylanan bir siyasi parti yönetiminin mahkeme kararıyla iptal edilip edilemeyeceği meselesinin yer aldığını söyledi.
Savaşlar, olayın toplumda ciddi bir rahatsızlık oluşturduğunu belirterek, siyasilerin kendi iç mücadelelerinin vatandaşın gündemini gölgelediğini ifade etti. Savaşlar, “Vatandaş geçim derdinde, bunlar seçim derdinde” sözleriyle siyasetin toplumdan uzaklaştığına dikkat çekti. Ona göre asıl sorun, ülkeyi yönetmeye talip olan kadroların kendi iç meselelerini yönetememesi ve bunun toplumsal güveni zedelemesi oldu.
“Demokrasi yara almadı, mesele partinin kendi içinden çıktı”
Dr. Zekai Savaşlar, CHP’deki sürece ilişkin değerlendirmesinde, davanın dışarıdan değil partinin kendi içinden gelen başvurularla başladığını vurguladı. Savaşlar, savcılığın resen soruşturma başlatmadığını, bazı partililerin şikayeti üzerine yargı sürecinin işlediğini belirterek, bu nedenle yaşananların yalnızca “demokrasi yara aldı” söylemiyle açıklanamayacağını ifade etti.
Savaşlar, delegelere menfaat sağlandığı iddialarının hukuki açıdan ayrıca tartışılması gerektiğini söyledi. Delegenin oy kullanma hakkı bulunduğu halde, bu oyu hangi saikle kullandığının mutlak butlan sebebi sayılıp sayılamayacağının hukuk doktrini açısından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Hüseyin Aksu: “Türk siyaseti çürümüştür”
Programda konuşan Hüseyin Aksu ise tartışmayı yalnızca CHP’nin iç meselesi olarak görmediğini söyledi. Aksu’ya göre Türkiye’deki siyasi yapı genel olarak ciddi bir hastalıkla karşı karşıya. Aksu, “koltuk hastalığı” ve “iktidar hastalığı” olarak tanımladığı anlayışın sadece bir partiye değil, siyasetin geneline yayıldığını belirtti.
Aksu, Türkiye’de siyasetçilerin memleket meselelerini çözmek yerine koltuk kavgasına odaklandığını savundu. Programda, “Türk siyaseti çürümüştür, kokmuştur” ifadelerini kullanan Aksu, çok sayıda siyasi parti bulunduğunu ancak ülkenin tarım, enerji, ulaşım ve ekonomi gibi temel sorunlarına gerçek çözüm üreten bir siyaset anlayışının yeterince ortaya konulmadığını söyledi.
Özgür Özel’in siyasi geleceği tartışıldı
Programda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in süreçten nasıl etkileneceği de konuşuldu. Emin Aydın, Özel’in halkla kurduğu iletişim diline dikkat çekerek, toplumda “bizden biri” algısı oluşturduğunu ve bunun siyasi liderlik açısından önemli bir avantaj olabileceğini söyledi. Aydın, Özgür Özel’in cenazelerde, sokakta ve sosyal medya mesajlarında halkın gündelik duygusuna yakın bir dil kullandığını belirterek, Türkiye siyasetinde yeni bir liderlik alanı doğmuş olabileceği yorumunda bulundu.
Dr. Zekai Savaşlar ise Özgür Özel için daha temkinli konuştu. Liderlik ile genel başkanlığın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirten Savaşlar, bir siyasi liderin yalnızca mağduriyet ya da popülerlik üzerinden değil, doktrin, fikir ve sistem önerisi üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Savaşlar, Özel’in CHP’nin temel ilkelerini günümüz şartlarında nasıl yorumladığına dair daha derin ve sistematik bir yaklaşım duymadığını belirterek, onu şu aşamada “stajyer genel başkan” olarak nitelendirdi.
“Mağduriyet lider üretir ama çözüm üretmek başka şeydir”
Hüseyin Aksu da Özgür Özel değerlendirmesinde Türk halkının mağduriyet yaşayan siyasi figürlere ilgi gösterdiğini söyledi. Aksu, halkın bir yandan mağduru koruma eğilimi gösterdiğini, diğer yandan güçlü olanın yanında durma refleksi bulunduğunu ifade etti. Ancak Aksu’ya göre siyasette asıl mesele, bir ismin mağduriyet üzerinden öne çıkması değil, ülkenin sorunlarına nasıl çözüm üreteceğini anlatabilmesi.
Aksu, Türkiye’nin tarım, enerji, ekonomi ve yerel yönetim sorunlarının çözüm beklediğini belirterek, siyasi isimlerin bu başlıklarda somut model ortaya koyması gerektiğini savundu. Aksu, Türkiye’nin enerji üretim kapasitesini artırabileceğini, tarımda ve yerel yönetimlerde reform yapılabileceğini belirterek, “çok güzel çözümler var, dönün gelin oturalım bunları konuşalım” çağrısında bulundu.
Yerel yönetim sistemi de eleştirildi
Programda belediyecilik sistemi de geniş şekilde ele alındı. Hüseyin Aksu, belediye başkanlarına çok geniş yetkiler verildiğini, buna karşılık denetim ve kural mekanizmalarının yeterince işletilmediğini savundu. Büyükşehir yasasıyla birlikte büyükşehir belediyelerinin “dükalık” gibi sınırsız yetkilerle donatıldığını söyleyen Aksu, ilçe belediyelerinin ise park, bahçe ve temizlik hizmetlerinde bile zorlanır hale geldiğini ifade etti.
Aksu, belediyecilikte parti etiketinden çok belediye başkanının vizyonu, çalışma biçimi ve operasyon kabiliyetinin belirleyici olduğunu söyledi. “AK Partili belediyecilik” ya da “CHP’li belediyecilik” gibi kavramların gerçekte tek başına bir anlam taşımadığını savunan Aksu, tarihte şehirleri dönüştüren isimlerin kişisel beceri, proje ve uygulama gücüyle öne çıktığını kaydetti.
Halkçılık ve belediye hizmetleri tartışması
Dr. Zekai Savaşlar, programda CHP’nin “halkçılık” anlayışı üzerinden de değerlendirmelerde bulundu. Belediyelerin bir yandan sosyal hizmet söylemi üretirken diğer yandan emlak vergisi, su ve benzeri kalemlerde vatandaşa yüksek yükler bindirmesinin halkçılıkla bağdaşmadığını söyledi. Savaşlar, İstanbul’daki bazı belediyeler üzerinden verdiği örneklerle, yerel yönetimlerde mali yapının ve hizmet anlayışının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Emin Aydın da Aydın’daki bazı ilçe belediyelerinde parklar, ot temizliği ve haşereyle mücadele gibi hizmetlerde yaşanan aksaklıklara dikkat çekerek, yerel yönetimlerin vatandaşın günlük hayatına dokunan hizmetlerde daha görünür olması gerektiğini söyledi.
Umut Tuncer yorumu: “Aydın siyaseti önemli bir değerini kaybetti”
Programın ilerleyen bölümünde AK Parti MKYK Üyesi Umut Tuncer’in siyaseti bırakma kararı da gündeme geldi. Emin Aydın, Umut Tuncer’e kişisel olarak sevgi ve saygı duyduğunu belirterek, onun siyasette faydalı olabileceğine inandığını söyledi. Aydın, Tuncer’in süreçleri iyi yönettiğini, sevilen bir isim olduğunu ve neden böyle bir karar aldığının kamuoyunda merak edildiğini ifade etti.
Aydın, “Bence Umut Tuncer bu kararıyla hiçbir şey kaybetmedi. Aydın ve ülke siyaseti çok şey kaybetti” diyerek, Tuncer’in ilerleyen süreçte yeniden ikna edilmesini ve şehre ya da ülkeye hizmet etme fırsatı bulmasını temenni etti.
Program bayram mesajlarıyla tamamlandı
Programın sonunda Dr. Zekai Savaşlar ve Hüseyin Aksu, Kurban Bayramı öncesi izleyicilere mesaj verdi. Savaşlar, Denge Noktası’nda güncel konuları mümkün olduğunca tarafsız ve dengeli bir şekilde değerlendirmeye çalıştıklarını belirterek, “Hiç kimsenin amigosu olmadığımız gibi bir tek şeyin amigosuyuz; Cumhuriyet, Atatürk, Türk demokrasisi ve milletimiz” ifadelerini kullandı.
Savaşlar, Kurban Bayramı’nın ekonomik, sosyal ve manevi yönleriyle önemli olduğunu belirterek, bayramın millet, devlet, hastalar ve borç yükü altında olan vatandaşlar için hayırlara vesile olmasını diledi. Hüseyin Aksu ise bayramın toplumdaki kamplaşma, siyasi tarafgirlik ve düşmanlık duygularından arınmaya vesile olması temennisinde bulundu.
Denge Noktası programı, Türkiye siyasetinin kriz başlıklarından yerel yönetim sistemine, CHP’deki hukuki tartışmalardan Aydın siyasetindeki gelişmelere kadar birçok konunun masaya yatırıldığı yoğun bir gündemle tamamlandı. (SELİME AYDEMİR)

























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.