Yerel medya alarm veriyor: “Anadolu'nun sesi susmasın!” RATEM, ağır telif yükleri ve davalar nedeniyle yerel medyanın kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek telif reformu ve “telif barışı” çağrısı yaptı.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren yerel ve bölgesel radyo ile televizyon kuruluşları; millî kültürümüzün koruyucusu, yerel demokrasinin sarsılmaz kalesi ve en zor zamanlarda halkımızın sığınacağı en güvenilir bilgi limanıdır.
Ancak bugün gelinen noktada yayıncılarımız; ağır telif yükleri, icra dosyaları ve hapis cezası istemli davalar nedeniyle “sessizliğe gömülme” riskiyle karşı karşıya kalmıştır.
Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Başkanı Vedat Gündoğan, yerel medyanın içinde bulunduğu tabloya dikkat çekerek bunun yalnızca sektörün değil, milletin haber alma hakkının da meselesi olduğunu vurguladı.
“YAYINCI MAHKEME KAPILARINDA, ÜRETİM DURMA NOKTASINDA”
Bugün yerel radyo ve televizyon kuruluşları, asli görevleri olan yayıncılığa odaklanmak yerine; icra takipleri, haciz işlemleri ve mahkeme süreçleriyle mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır.
Bu ağır tablo nedeniyle yayıncılar; içerik üretememekte, kendini geliştirememekte, yeni yatırımlar yapamamakta, istihdam sağlayamamakta; hatta birçok kuruluş elektrik giderlerini dahi karşılayamayacak noktaya gelmektedir.
Bu durum yalnızca yayıncıları değil; yerel halkın doğru bilgiye erişimini, gençlerin iş imkânlarını ve Anadolu medyasının geleceğini tehdit etmektedir.
“REKLAM GELİRLERİ YURT DIŞINA GİDİYOR, YEREL MEDYA DESTEKLENMELİ”
Dijital mecraların reklam pazarındaki payı yüzde 75 seviyelerine ulaşmış, devasa bütçeler küresel platformlar aracılığıyla yurt dışına aktarılır hâle gelmiştir.
Yerel ve bölgesel yayıncıların desteklenmesi; yerli sermayenin ülke içinde kalması, millî ekonominin korunması ve güvenilir reklam mecralarının güçlendirilmesi açısından kritik önemdedir. (BHA)
























ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.