Siyasete giren varlıklı insanlar için yıllarca şunu duyduk:
“Zengindir, ihtiyacı yok; çalmaz, yolsuzluk yapmaz.”
Ama gördük ki, en büyük yolsuzluklara çoğu zaman tam da bu kişiler imza atıyor.
Devleti yönetenlerin ve yakınlarının suça bulaşmayacağına inanırdık.
Oysa son dönemlerde en ağır suçların yine bu çevrelerden çıktığına tanıklık ediyoruz.
Tunceli’de bir valinin oğlunun işlediği cinayetin nasıl örtbas edildiği iddiaları hâlâ tüyler ürpertirken,
Kahramanmaraş’ta bir emniyet müdürünün oğlu on kişiyi katletti.
Üstelik bir gün önce Şanlıurfa'da aynı olay yaşandığı halde daha ilk anlarda yapılan açıklama dikkat çekiciydi:
“Terör bağlantısı yok.”
Kriz anlarında bu kadar hızlı ve kesin ifadelerle yapılan açıklamalar, çoğu zaman gerçeği aydınlatmaktan çok, bir şeyi örtme telaşı olarak algılanır.
Peki terör nedir?
Neyi, hangi ölçüyle “terör” olarak tanımlıyoruz?
Tunceli’de valinin oğlu cinayet işliyor, üstü örtülüyor.
Kahramanmaraş’ta emniyet müdürünün oğlu on kişiyi öldürüyor, “terör bağlantısı yok” deniyor.
Peki ya Aydın’da bir milletvekilinin oğlu okula bıçakla gitse,
bir ay sonra bununla da yetinmeyip silahla gitse…
Biz nasıl bir refleks gösteririz?
ÇİN TEKNOLOJİMİZİ Mİ KOPYALAMASIN
Aydın Sanayi Odası’ndan bir grup, bakanlığın düzenlediği bir proje kapsamında Çin’e gitmiş.
Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş, Meclis Başkanı Hakkı Gözlüklü ve onlarla aile dostluğu bulunan bir grup, eşlerini de bu seyahate dahil etmiş.
Şehirde konuşulan konu bu.
Resmî iş gezisinin aile tatiline dönüştürülmesi eleştiriliyor.
Ben ise kendilerine hak veriyorum.
Sonuçta Çinlilerle fazla samimiyet kurmaya ne gerek var?
Mesafeyi korumak en doğrusu. Ailece vakit geçirmek varken…
Düşünsenize; Çinliler Aydınlı sanayicilerimizi yakından tanır,
işlerine dair detayları öğrenirse ne olur?
Ya teknolojimizi kopyalarlarsa?
Ya üretim modelimizi çözerlerse?
Ya uygulamalarımızı taklit ederlerse?
Büyük risk…
O yüzden yapılan çok yerinde bir tercih.
Ne kadar az temas, o kadar az bilgi sızması.
Arkadaşlar aslında eleştirilmeyi değil, takdir edilmeyi hak ediyor.
ANIL YETİŞKİN
Sosyal medya hesabımda “Efeler iyi Anıl’mıyor” diye bir ifade kullandım.
Ortaya çıkan tablo ortalığı adeta karıştırdı.
Bilgi üstüne bilgi, belge üstüne belge yağdı.
Söylentiler, kulisler, dedikodular… Hepsi cabası.
Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in iki yıllık görev süresinde neler yaptığını önümüzdeki günlerde hep birlikte konuşacağız.
Ama ben bugün, ne yaptığından çok ne yapamadığını anlatmak istiyorum.
Resmiyette Belediye Başkanı…
Ama fiiliyatta da, hissiyatta da aynı karşılığı bulabildi mi?
Asıl mesele burada.
Bunun en somut örneklerinden biri Nevzat Biçer Parkı’nda yapılan etkinlikte ortaya çıktı.
Söylemesi gerekenleri kendisi söylemek yerine, eski Aydın Belediye Başkanı Hüseyin Aksu’ya söyletmesi…
Ve eski Efeler Belediye Başkanı Fatih Atay’ı programa davet etmesi…
Tüm bunlar bir tabloyu net şekilde ortaya koyuyor.
Öte yandan, Efeler halkının malı olan “sarı bina”yı Özlem Hanım’a alelacele kendi eliyle devreden bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.
Hal böyleyken, Nevzat Biçer Parkı ile ilgili yapılacak açıklamalar ne kadar inandırıcı olur?
Bazı ziyaretler yapılmış, bazı talepler iletilmiş…
Ziyaretler kabul görmüş ama talepler karşılık bulmamış.
Onları da zamanı geldiğinde konuşacağız.
FUAR ORGANİZASYONU MÜKEMMELDİ
Aydın’da güzel işler de oluyor.
Adnan Menderes Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Ege Bölgesi’nden 19 üniversitenin katıldığı kariyer fuarı, takdiri fazlasıyla hak etti.
Elbette eksikler yok muydu? Vardı.
Eleştirilecek noktalar bulunamaz mıydı? Elbette bulunurdu.
Ama bütüncül bir bakışla değerlendirdiğimizde ve Aydın’ın genel organizasyon standardını da göz önüne aldığımızda, ortaya çıkan tablo başarılıydı.
Başta Bülent Kent olmak üzere, rektör hoca ve ekibi bu organizasyondan alnının akıyla çıktı.
Kente kattıkları değer için teşekkür etmek gerekir.
Organizasyonun sahadaki yükünü çeken isimleri de unutmamak lazım.
Stant yerleşiminden zemin düzenine, aydınlatmadan detay yönetimine kadar süreci başarıyla yürüten meslektaşım İnan Gül ile Aydın’da turizm sektörünün öncülerinden Fırat Barışık tebriki hak ediyor.
Bir not daha düşelim:
Fuarda en yoğun ilgiyi çeken alanın silah stantları olduğu bilgisi de dikkat çekiciydi.
GEÇİŞLER
Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı’nın Çarşamba günü Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katılması bekleniyor.
Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak için de benzer bir senaryo konuşuluyor.
Onun da ilerleyen süreçte parti değiştirebileceği kulislerde sıkça dile getiriliyor.
Üstelik mesele sadece bu iki isimle sınırlı değil.
Şehirde, başka belediye başkanlarının da farklı parti arayışları içinde olduğu konuşuluyor.
Kimi isimlerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yöneldiği,
kimilerinin ise başka partilere geçerek bir dönem daha seçilebilmenin hesabını yaptığı ifade ediliyor.
Her geçişin ardında farklı gerekçeler konuşuluyor:
Kimi hukuki…
Kimi ahlaki…
Ama ortak noktaları var.
Hiçbiri siyasi etikle açıklanabilecek bir zeminde durmuyor.
TİCARİ MESELELER
Aydın’da bir otelin ortaklık yapısıyla ilgili bir kriz konuşuluyor.
Bu konuda hem çok soru alıyorum hem de farklı bilgiler kulağıma geliyor.
Temennim, meselenin en kısa sürede çözülmesi ve şehrin gündeminden düşmesi.
Çünkü daha önemli konular, bu tür ticari tartışmaların gölgesinde kalmaya başladı.
Gündemin ağırlığı bazen meseleyi büyütüyor,
ama şehrin gerçek ihtiyaçları bu başlıkların çok ötesinde.
Öte yandan, iş yerimize yakın bir Aspava açıldı.
Deneme fırsatı buldum, işletmecileriyle de tanıştım.
Daha önce de Aydın’da birkaç Aspava girişimi olmuştu.
Ama bu son açılan, bana Necmettin Erbakan’ın o meşhur sözünü hatırlattı:
“Su gelir, teyemmüm bozulur.”
Hayırlı, bereketli olsun.
Aydın’da bir vakfın billboard reklamı da gündemde.
Detaylar, perde arkası ve çok daha fazlası…
Merak ediyorsanız, bu akşam ve her pazartesi tvDEN ekranlarında yayınlanan Denge Noktası programını kaçırmayın.
Bugün yazıyı biraz uzatmış olabilirim…
Ama inanın, abartmadım.
Selametle.



ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.